Müze ve sergileme amacıyla kullanılan mekanların aydınlatılmasında dikkat çeken iki temel kriter söz konusudur. İlki sergilenen eserlerin ziyaretçiler tarafından doğru algılanmasının sağlayacak ışık vurgusunun yaratılması, ikincisi de yapay aydınlatmadan dolayı sergilenen tarihi eser, sanat eseri ve nesnelerde oluşabilecek tahribatın en aza indirgenmesidir. Doğal ve/veya yapma aydınlatma sistemlerinin tercih ve tasarımında bu kriterlerin dikkate alınması son derece önemlidir.

Son derece hassas ve kırılgan binlerce yıllık tarihi eserler, eşi benzeri olmayan sanat eserleri ve sonraki kuşaklara bırakacağımız her türlü kültürel miras kötü aydınlatma koşullarından, yapay veya doğal ışığın yarattığı Ultraviyole etkilerden veya direk ışığın yarattığı ısıdan son derece fazla etkilenirler ve bunların oluşturduğu tahribatlar geri dönüşü olmayan hasarlar verebilir. İşte bu nedenle gerek direk aydınlatma kaynaklarını difüze ederek yumuşatmakta, filtre etmekte, gerekse endirekt aydınlatmada istenilen yansıtma kırılma veya soğurma etkilerinde gergi tavan en ideal, şık ve dayanıklı seçimdir.

Müze ve sergi salonlarında yaşanan en önemli sorunlardan bir diğeri de akustik ürün ihtiyacıdır. Tıpkı ışığın neden olduğu olumsuz etkiler gibi ses de bu hassas eserler için hayati önem arzeder. Yüksek frekanslı seslerin sebep olduğu titreşimler güçlü akustik ürünler ile etkisizleştirilmelidir. Sıradan gergi tavan ürünleri bile bu mekanlardaki akustik ihtiyacına çözüm olmasına rağmen geliştirilmiş olan özel akustik gergi tavan ürünleri ise tartışmasız en iyi seçenektir. m² de 400.000 mikro deliğe sahip USC Acoustical Micro Perforated serisi akustik ürünler membran yüzeyine gelen yüksek frekanslı seslerin bir kısmının titreşim blokajı ile kalanını da delikler ve yüzey arasında oluşturduğu rezonans ile ısı enerjisine dönüştürerek tavan boşluğunda yok eder.